Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu katılım bankalarının birleşeceğini ve Emlak Katılım’ın halka arz edileceğini açıkladı. Sektörde büyük değişim bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım bankalarının birleştirileceğini duyurdu. Ayrıca, Emlak Katılım Bankası’nın halka arz edileceğini belirterek, bu hamlelerle katılım finans sektörünün güçlenmesini ve ivme kazanmasını hedeflediklerini ifade etti.
Zirveye katılan Erdoğan, konuşmasına İstanbul’un kıtaları ve kültürleri birleştiren bir şehir olduğunu vurgulayarak başladı. Farklı ülkelerden gelen misafirleri ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Zirve kapsamındaki panel ve etkinliklerin İslam alemi ile tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Erdoğan, İslam aleminin farklı cephelerde birçok krizle mücadele ettiğini belirtti. Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail eylemlerinin ateşkese rağmen devam ettiğini vurguladı. Coğrafyadaki güven ikliminin savaş ve belirsizliklerle tahrip edildiğini sözlerine ekledi.
Küresel ekonomide yaşanan kırılmalara dikkat çeken Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü raporunu paylaştı. Rapora göre küresel borçluluk 2026’nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştı. Bu borç yükünün sürdürülebilirliği konusunda ciddi sorular olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, borca ve faize dayalı küresel finans mimarisini eleştirdi. 2008 krizi sonrasında kök nedenlerin ortadan kaldırılmadığını ifade etti. Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan yeni bir iktisadi paradigmaya geçilmesi gerektiğini savundu. Aksi takdirde finansal krizlerin önüne geçilemeyeceğini belirtti.
“Dünya beşten büyüktür” tespitinin sadece uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ilişkileri de kapsadığını söyledi. “Daha adil bir dünya mümkün” derken insanlığın ekonomide ve uluslararası ilişkilerde tek bir sisteme mahkum olmadığını ifade etti. İslam ekonomisinin bereket kavramını ön plana çıkardı.
Erdoğan, faizin, sömürünün, haksızlığın ve etik dışı rekabetin olduğu yerde bereketin bulunmadığını belirtti. İslam iktisadının adalet, ahlak, erdem, risk paylaşımı ve sosyal refah gibi değerler etrafında şekillendiğini vurguladı. Bu değerlerin sadece ekonomik kalkınmayı değil, içtimai bünyenin güçlenmesini ve çevrenin korunmasını da esas aldığını ekledi.
Katılım finansın sadece Müslümanlar için değil, tüm dünya için daha adil ve güvenli bir model olduğunu ifade eden Erdoğan, bu sistemi Türkiye’nin ekonomik kalkınması için stratejik gördüklerini söyledi. İstanbul Finans Merkezi’nin iki taşıyıcı kolonundan birinin katılım finans olduğunu vurguladı. Ülkeyi yatırım, üretim ve finansal araçların güçlü bir bağlantı noktası yapma çabalarını anlattı.
Yürürlüğe giren yasal düzenlemelerle yatırım cazibesini artıracak rekabetçi bir teşvik programı başlattıklarını duyurdu. İstanbul Finans Merkezi’ndeki katılım finans kuruluşlarının vergi matrah indirim süresini 2047’ye uzattıklarını açıkladı. Ayrıca finansal faaliyet harç muafiyetini 5 yıldan 20 yıla çıkardıklarını belirtti. Nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajlarını da devreye aldıklarını ekledi.
Türkiye’de katılım finans alanındaki kurum sayısının ve işlem hacminin istikrarlı bir şekilde arttığını memnuniyetle dile getirdi. Aktif büyüklüğü 4,7 trilyon lirayı aşan katılım bankacılığının sektördeki payını yüzde 9,5’e yükselttiğini söyledi. Halihazırda üçü dijital olmak üzere 10 katılım bankasının faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Katılım sermaye piyasalarında sukuk ihraçlarının ciddi büyüklüğe ulaştığını belirtti. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla toplam sukuk ihraç tutarının 614 milyar liraya geldiğini açıkladı. Kamu ve özel sektörün katılım finans araçlarına olan ilgisinin güçlenerek devam ettiğini ifade etti. Katılım esaslı menkul kıymet, emeklilik ve borsa yatırım fonlarının da önemli ölçüde büyüdüğünü kaydetti.
Tasarruf finansman şirketlerinin toplam aktif büyüklüğünün iki yılda beş kat artarak 323 milyar liraya çıktığını bildirdi. Sisteme katılan kişi sayısının da üç katına çıkarak 1,2 milyonu aştığını söyledi. Borsa İstanbul’daki katılım endeksi kapsamındaki şirketlere yatırım yapan yatırımcı sayısının 4,4 milyona ulaştığını ekledi.
Sigortacılık sektöründeki beş katılım sigorta şirketinin pazar payının yüzde 6,5 seviyesine ulaştığını aktardı. Bireysel emeklilik sistemindeki toplam fon tutarının yüzde 40’ının, otomatik katılım sistemindeki fonların ise yüzde 60’ının katılım esaslı fonlarda değerlendirildiğini belirtti. Türkiye Varlık Fonu’nun da katılım finans alanında öncü rol üstlenmeye devam ettiğini vurguladı.
Erdoğan, Cumhuriyetin köklü kurumlarından Emlak Bankası’nın 2018 yılında Emlak Katılım’a dönüştürüldüğünü hatırlattı. Kurumun kısa sürede katılım finansın dinamik aktörlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bu başarıyı ileri taşımak amacıyla Emlak Katılım’ı halka arz etmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Son olarak, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım bankalarının birleştirileceği bilgisini verdi. Bu birleşmeyle büyük bir sinerji oluşacağını ve sektörün farklı bir ivme kazanacağını ifade etti. Aldıkları her iki kararın da hayırlı olmasını diledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]