USD49,39EUR55,29ALTIN6.499,22Istanbul17° Yağmurlu8:00İMSAK'AKALAN SÜRE
Ekonomi

Merkez Bankası Başkanı Karahan Fonlardaki Çıkışların Mevduata Yöneldiğini Açıkladı

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda jeopolitik gelişmelerin dezenflasyonu etkilediğini belirtti. Fon çıkışlarının mevduata yöneldiğini açıklayan Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikasının süreceğini vurguladı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Merkez Bankası Başkanı Karahan Fonlardaki Çıkışların Mevduata Yöneldiğini Açıkladı

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunumda, yıl içindeki jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin dezenflasyon sürecini etkilediğini belirtti. Karahan, arz yönlü etkilere rağmen dezenflasyonun ivme kaybetse de sürdüğünü ifade etti.

Para politikasının doğrudan etkilediği kalemlerde enflasyon yavaşlamasının daha net gözlemlendiğini aktaran Karahan, ancak arz yönlü şokların manşet enflasyona yansımalarını sınırlı tuttuğunu söyledi. Savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminin yükseldiğini anımsatan Karahan, temmuzdan itibaren ana eğilimde yeniden gerileme görüldüğünü vurguladı.

Karahan, şokların etkisi hafifledikçe ve sıkı para politikası duruşunun katkısıyla dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını öngördüklerini belirtti. Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyonun seyri açısından önemini koruyacağını ekledi. Fiyat istikrarı hedefleri doğrultusunda tüm araçların kararlılıkla kullanılmaya devam edeceğini ifade etti.

Küresel Enerji Fiyatları ve Büyüme Görünümü

Karahan, yüksek seyreden enerji fiyatlarının küresel enflasyon üzerinde etkili olmayı sürdürdüğünü söyledi. Küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların devam ettiğini belirten Karahan, 2027’de küresel büyümenin baz etkileriyle toparlanmasının öngörüldüğünü aktardı. Savaşın büyüme üzerindeki etkisinin savaş bölgesi dışında sınırlı olduğuna dikkati çeken Karahan, Türkiye’nin bu bölgeyle güçlü ticaret bağlarının dış ticareti olumsuz etkilediğini belirtti.

Ülkeler arası farklılaşmalar olmakla birlikte manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını, kısa dönem enflasyon beklentilerinin de büyük çoğunlukta yükseldiğini gözlemlediklerini söyledi. ABD ve Avrupa merkez bankalarına dair politika faizi beklentilerinin yukarı kaymasının, küresel olarak daha sıkı para politikası beklentilerini güçlendirdiğini ekledi.

Talep Kompozisyonu ve Dış Ticaret Dengesi

Karahan, ikinci çeyrekte büyümenin iç talep öncülüğünde yavaşlayarak yıllık yüzde 2,3 oranında gerçekleştiğini belirtti. Sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunun dengeli bir görünüm sunduğunu aktardı. Yurt içi talep belirgin şekilde ivme kaybederken net ihracatın büyümeye pozitif katkı verdiğini söyledi.

Temmuz ayında hizmet üretimi artarken sanayi üretiminin gerilediğini izlediklerini kaydeden Karahan, kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini belirtti. Üçüncü çeyrekte manşet işsizlik oranının da yataya yakın seyrettiğini ifade etti. Lojistik maliyetleri ve tedarik sorunlarına rağmen ihracatın ikinci çeyrekte arttığını anımsatan Karahan, aynı dönemde ithalatta daha düşük oranlı bir artış olduğunu bildirdi. Yükselen fiyatlar nedeniyle enerji ithalatı artarken altın ithalatı geriledi. Altın ve enerji hariç ithalatta düşüş gerçekleştiğini ekledi.

Eylül ayı verilerinin, mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret açığında ikinci çeyrekte görülen gerilemenin üçüncü çeyrekte de devam ettiğine işaret ettiğini söyledi. Bu dönemde ihracatın ikinci çeyrek seviyesini koruduğunu, enerji ithalatının gerilese de yüksek seyrettiğini belirtti. Altın ithalatının belirgin azalırken, altın ve enerji hariç ithalatın da önceki çeyreğin altında kaldığını aktardı.

Cari Açık ve Enflasyonla Mücadele

Karahan, ikinci çeyrekte cari açığın milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini bildirdi. Enerji hariç dış ticaret dengesindeki iyileşmenin, 12 aylık birikimli cari açığın sınırlı gerilemesinde rol oynadığını belirtti. Olumsuz dış koşullara rağmen üçüncü çeyrekte cari açıktaki artışın daha sınırlı olacağını tahmin ettiklerini söyledi.

İç talepteki yavaşlama ve altın dış ticaret dengesindeki iyileşmenin cari dengeyi desteklediğini aktaran Karahan, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngördü. Arz yönlü baskıların sönümlenmesiyle dezenflasyonun gelecek dönemde de devam edeceğini söyledi. Bu gelişmenin, sıkı para politikası duruşunun talep ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin bir yansıması olduğunu vurguladı.

Karahan, eşel mobil sisteminin küresel arz şokunun yurt içi fiyatlara etkilerini sınırlayarak dezenflasyon sürecine önemli katkı sağladığını belirtti. Sistem, küresel şokun yurt içi akaryakıt fiyatlarına yansımasını yaklaşık 16 puan sınırladı.

Hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın devam ettiğini, talep koşullarındaki zayıflamanın bu görünümü desteklediğini söyledi. Aylık kira artışlarının son aylarda yavaşlayarak hizmet grubu geneline göre altına indiğini belirten Karahan, bu gelişmenin kira kaleminden gelen ataletin gücünü yitirdiğini gösterdiğini ifade etti.

Mart ayı başındaki jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki risklerini sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici tedbirler aldıklarını anımsatan Karahan, makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimiyle sıkı parasal duruşu desteklemeye devam ettiklerini dile getirdi. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren Türk lirası mevduata girişlerin hızlanmasıyla Türk lirası mevduatın payının yüzde 61’in üzerine çıktığını belirtti.

Karahan, son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar olduğunu ancak bu çıkışların büyük oranda mevduata yöneldiğini söyledi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda bakıldığında Türk lirası tercihinin mevcut Türk lirası payı ile uyumlu olduğunu gördüklerini aktardı.

2026 yılının ilk yarısında alınan tedbirlerle kredi büyümesinin yılın ikinci yarısında yavaşladığını, şubat sonunda yüzde 35 olan toplam kredi büyümesinin yüzde 25 civarına gerilediğini ifade etti.

Merkez Bankası brüt rezervlerinin 27 Şubat’ta 210 milyar dolar olduğunu, savaşın etkisiyle 26 Haziran’da 149 milyar dolara gerilese de 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolar seviyesine yükseldiğini bildirdi. 27 Şubat sonrası rezervlerdeki gerilemenin 23 milyar dolarlık kısmının altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını, swap hariç net rezervlerin ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu kaydetti.

Karahan, fiyat istikrarına ulaşma yönündeki kararlılıklarının devam ettiğini vurgulayarak, son dönem verilerinin sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümünün iyileştiğini ima ettiğini belirtti. Jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu, bu nedenle dezenflasyon konusundaki kazanımların devamını sağlamak için ihtiyatlı olunacağını ifade etti.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Karahan, kalıcı fiyat istikrarının sağlanmasının, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşul olduğunu sözlerine ekledi.

Benzer Haberler

Tümü
Borsa İstanbul Yeni Haftaya Yükselişle Başladı
Borsa İstanbul Yeni Haftaya Yükselişle Başladı
Küresel Piyasalar Yapay Zeka ve Jeopolitik Risklerle Dalgalanıyor
Küresel Piyasalar Yapay Zeka ve Jeopolitik Risklerle Dalgalanıyor
Borsa İstanbul Güne Yükselişle Başladı
Borsa İstanbul Güne Yükselişle Başladı
Türkiye Tarım İhracatında Tarihi Zirveye Ulaştı
Türkiye Tarım İhracatında Tarihi Zirveye Ulaştı
Merkez Bankası Başkanı Karahan Fonlardaki Çıkışların Mevduata Yöneldiğini Açıkladı
Merkez Bankası Başkanı Karahan Fonlardaki Çıkışların Mevduata Yöneldiğini Açıkladı
Depremden etkilenen 5 ilde eğitim destekleri artırıldı
Depremden etkilenen 5 ilde eğitim destekleri artırıldı
Kamu'dan Güncel Haberlerin Doğru Adresi
Kamu Haberleri

Reklam & İşbirliği: [email protected]

Hakkımızda
Copyright © 2025 Tüm hakları KAMU HABERİ 'nde saklıdır.